RSS Feed for Ben kimdir?Category: Ben kimdir?

Sinema Üzerine Düşünceler / Andrey Tarkovski »

“… İşte bu tam anlamıyla benmerkezcilik. Yani ‘bana ait başka ne var?’ diyen bir görüşün hudutları içinde düşünmek. Rezil bir riyakârlık, kendisini evrenin merkezi görme ihtiyacı. Bunun tersi diğer alem. Şark olarak, doğu alemi olarak tasavvur ettiğim şiirin dünyası. Wagner’in müziğini alın meselâ  veya Beethoven. Kendi benliği hakkında bitmez tükenmez bir monolog:  ‘Bakın ne kadar […]

Mesnevi Şerhi / M.Fatih Çıtlak »

“… Ağlamayı bile zayıflık zannedersin, ağladığın zaman da sana ait olmayan şeylere ağlarsın. Malın gider ona yanarsın, çocuğun hastalanır ona üzülürsün. Halbuki onlar senin değildir. Gayrıya ağlarsın. Hiç ben bu mânâyı ne zaman kaybettim diye ağladın mı? İşte kalbi istilâ eden boş hayâllerin, seni kendi hakikatine bile ağlamaktan alıkor. Niçin ağladığını bilmezsin. Neye ağlayacağını bilmezsin. […]

YAKINDA: Batı neden İslâm sanatını anlayamaz? »

Kayıp kelimeler “… Hıristiyanlığa sırt çevirmiş, 300 yıldır maddîleşen bir toplumdur Batı. Son 3 asırda ticaret ve teknoloji sayesinde bireylerin gücü muazzam artmıştır, birey-devlet ilişkisi yeni dengelere kaymıştır. Ama bu bireyleşme beraberinde bencilleşmeyi de getirmiştir. Bencilleşirken bir yandan da yanlızlaşan, kimlik kaybına uğrayan bir insan topluluğu elbette İslâm’a objektif, renksiz, kokusuz, nötr bir bakışla yönelemez. […]

Sis / Miguel de Unamuno »

“Kuşkusuz sen farkında olmadan ne şuna ne buna, kadına, soyuta aşıktın; Eugenia’yı görünce, bu soyut somutlaştı ve kadın kadınlaştı ve sen ona aşık oldun ve şimdi onu bırakıp gitmeden, onda hemen hemen bütün kadınlara aşık oluyorsun ve karşı cinsin hepsine birden aşık oluyorsun. Şu halde soyuttan somuta, somuttan karşı cinse, kadından bir kadına ve bir […]

“Ben” Nesli / Jean M. Twenge »

“… Günümüzde çok az insan “mükemmel hayat” amacına ulaşabiliyor. İnsanların çoğu, endişeli ve depresif. Martin Seligman, “Sanki bir salak çıkmış da normal insan olmanın çıtasını yükseltmiş gibi” diye yazıyor. Ben Nesli’nin yükselen beklentilerinin kökeni, kendine odaklanmaya dayanıyor. Yaşamımız boyunca kulağımıza çok özel olduğumuz fısıldandı, zengin ve ünlü olmayı hak ediyoruz. Ayrıca iş ve aşk gibi […]

Derin İnsan »

“… Harry gibi zeki, kültürlü bir insanın kendini Steplerin Kurdu zannetmesine şaşmamalıyız. Karmaşık ve zengin hayat hikâyesini bu kadar basit, ham, ilkel bir ifadeye sığdırabileceğini sanmasına… İnsan büyük ölçekli düşünemez. Akıllı, iyi eğitim almış olanlar bile dünyayı özellikle de kendilerini aldatıcı, basitleştirici gözlüklerle görürler. Çünkü görünen odur ki bütün varlıklar kendi BEN’liklerini zihinlerinde TEK olarak […]

“Ben” kimdir? »

  Derin İnsan “Düşümde bir kelebektim. Artık bilmiyorum ne olduğumu. Kelebek düşü görmüş olan bir insan mıyım yoksa insan olduğunu düşleyen bir kelebek mi?” (Zhuangzi, M.Ö. 4.yy) “Ben” kimdir? İnsan nedir? Hakikat’in ne tarafındayız? Hiç bir şüpheye yer bırakmayacak bir şekilde nasıl bilebiliriz bunu? Zekâ, mantık ve bilim… Bunlar Hakikat ile aramıza bir duvar örmüş olabilir mi? […]

A Treatise of Human Nature / David Hume »

“… Bu parça parça algıları sentezleyerek bir aynılık (sameness) oluşturuyoruz zihnimizde. Bütün yaptığımız benzerlik ve illiyetten istifade etmek. Benlik sadece hissedilen (feeling) ama 5 duyu ile algılanmayan bir şey. Netice olarak Benlik sözlerle ifade edilen zihni bir oluşum, bir ilişkidir. Bellek, kimliği (identity) üretmez, keşfeder. […] İlliyet (causality) yani sebep-sonuç ilişkileri, determinizm ve kimlik insanların […]

Ermiş / Halil Cibran »

“… İnsan kendi hazinelerini ölçemez, çünkü benlik uçsuz bucaksız bir ummandır. Bu yüzden, insan hakikati buldum değil, bir hakikat buldum demelidir. Ruhun yolunu buldum değil, benim yolumda yürürken ruhla karşılaştım demelidir. Ruh katman katmandır, sayısız taçyaprağına sahip bir nilüfer gibi. Ruh büyüyen ya da tek bir çizgide ilerleyen bir şey değildir. […] İnsan kendine ve özgürlüğüne […]

Geçmiş Zamanın Peşinde /Marcel Proust »

“… Uyuyan bir adam, saatlerin ipliğini ve yıllarla âlemlerin sıra nizamını kendi etrafında bir daire halinde bulundurur ve uyanırken, iç güdüsel olarak, bir saniye zarfında, yeryüzünde, işgal ettiği noktayı ve uyanıncaya kadar geçen zamanı derhal keşfeder. Fakat, belki, bu zaman ve mekân mefhumlarının derece ve sırları birbirleriyle karışıp çözülebilir. Meselâ, bütün gece süren bir uykusuzluktan […]