Mahrem hayattan mahrum olmak… »
By my on Eyl 22, 2020 in Aforizmalar, Bilgi Teknolojileri, Özel Hayat, Özgürlükler, Teknoloji | 0 Comments
- Eskiden polis bir mekânda bulunduğunuzu ispat etmek için parmak izlerinizi kullanırdı ve 12 nokta eşlendiği zaman parmak izinin size ait olduğuna hükmediliyordu. Bugün 3 veya 4 antenden gelen veriler, %95 kesinlikle kişinin (aslında telefonun) yerini teyid edebiliyor.
- Sayısal teknolojiler ile özel hayatlarımız SMS ve sosyal medya kanallarında yoğunlaştıkça gözetlenmemiz kolaylaşıyor. Peki gözetleyicileri kim gözetliyor? Yani polisin güvenlik amacıyla topladığı bilgilerin şantaj vs için kullanılmasını kim engelleyecek?
- Tabi “saklayacak bir şeyin yoksa neden korkuyorsun?” diyebilirsiniz. ABD’nin yarısını “gomonist” diye fişleyip kan kusturan psikopat FBI başkanı Edgar Hoover da böyle diyordu…
- 1950 model karton fişler arşivlerde duruyordu; kopyalanması, çalınması zordu. Telefon dinleyen polis yazılı iz bırakmazsa özel hayata yapılan tecavüz o polisle sınırlı kalıyordu.
- Bugün ise arama motoruna yazdığınız psikolojik meseleniz, özel aile durumunuz, kullandığınız ilacın bilgisi ABD’ye gidiyor. Özel bilgileriniz, tatil fotoğraflarınız, siyasî görüşleriniz yüzlerce kez kopyalanıyor. Vatandaşı olduğunuz devletin kontrol edemediği ellerde yıllarca kalacak.
- Saklayacak ne mi var? Ailenizden biri hapis yatmış. Utanacak bir şey değil ama iş yerinizde bilinmesine gerek var mı? Birimiz alkol tedavisi görüyor; diğeri boşanmak için avukat arıyor. Ötekinin çocuğu zihinsel engelli. Yerine göre bunları bazen duyurmak isteriz; bazen saklamak. Bu bizim hakkımız.